Nefes uzaklaşıyor soluk borumdan Siyahla zenginleştirilmiş bir ayrılıkta Lal yazgılar ekleyip alnıma Gömüyorum kendimi Yatıp kimsesizliğin suskun koynuna... Mevsimlerin sataştığı çatlak bedenim Takvimlere hasım şimdi İzbe iz yorgunluk kovalar Ağır bir aşkın kollarında Tükenirken ruhun yaşam alfabeleri Kan okutur sevdaya ihanet Gök kusmuştur yere öfkesini Ve ölüme boyanır Şehirde ayrılığın görüldüğü yerler... Toprağın masum tenine Gizlenmiş bekleyişler Zamansız bir acı otururken şakağa Yarınları çürütüyor düş'ler Uzanmışken belirsizliğin boşluğuna Kayıp veriyor kimliğim Hürriyetim dilde esir Bitişindeyim ömrünün... Şehadet seslenirken kutsallığını sarıyor yüreğime Sevap konduruyor Önce mora çalmış ağzıma An küf tutmuş içimde Haykırırcasına kusuyorum... Damarları kesilirken gölgelerin Ölüm düşüyor hayatın rahmine Ucu yanık mektupların kokusundan Dağılıyor havasızlığı(mı)n Aşka boğulmuş nefesi... Sessiz-Senfoni